Tarihimizde Pazarlar Kutsaldır

Tarihimizde Pazarlar Kutsaldır

Genel olarak fuarı, belli zamanlarda ve belli yerlerde ticaret mallarının tanıtılması ve pazarlanması maksadıyla açılan sergiler, satış merkezleri ve büyük pazarlara verilen isimdir diye tanımlayabiliriz. Yine de fuarların pazarlardan bir farkı vardır. Pazarlar bir ya da birkaç gün iken fuarlar daha uzun sürelidir, bir ay, bir buçuk ay gibi.


Hz. Peygamber zamanında da Medine Pazarı adıyla meşhur bir Pazar kurulmuştur. İslam toplumunun ticari ve iktisadi hayata ilişkin temel ilkelerinin oluşmasında bu pazarın payı büyük olmuştur.


Osmanlı devletinde daha Osman Gazi zamanında pazarların kurulduğunu net olarak biliyoruz. Fakat bu pazarlar haftada bir defa kurulan hafta pazarlarıdır ve aslında bugün bile bütün Anadolu'da varlığını sürdürmektedir. Bilirsiniz bir ilçe veya kasabanın haftanın bir, bazen de iki günü hafta pazarı günüdür. Mesela benim memleketim Reşadiye ve oranın Pazar günü Pazartesidir. Ama hemen komşumuz Niksar'ınki Salı günüdür. Aslında burada da bir anlamlı takip vardır. Zira pazarcılar sırasıyla bu yerleşim yerlerinde pazarcılık uğraşılarını yaparlar. Öyle ki bu noktadan hareketle yerleşim yerlerinin adları şekillenmiştir. Mesela Pazar, Pazaryeri, Cumapazarı, Salıpazarı, Çarşamba, Perşembe gibi. Bunların örneklerini artırmak mümkün.

Burada bir noktaya değinmek istiyorum. Aynen batıda olduğu gibi bizim tarihimizde de pazarın kutsallığı söz konusudur. Öyle kipazarlar genellikle halkın bir ibadet olarak Cuma namazını kılmak için toplandığı günlere denk düşürülür. Bu cami-pazar ilişkisi bugün bile etkisini aynen sürdürmektedir. Biraz önce zikrettiğimiz isimlerden Cumapazarı ismi en çok kullanılan bir isimdir. Zaten Osmanlı kayıtlarında bir yerleşim birimi tarif edilirken şu ifade sıkça kullanılır ve bu o yerin niteliğini ortaya kor: 'Bazar durur, Cuma kılınur'.


Panayırlar pazarlardan ölçek itibarıyla ayrılırlar. Panayırlar büyük ölçekli pazarlardır. Milletlerarası olabilir. Yerli ve yabancı tüccarlar katılır.Pazarlarda olduğu gibi bir kasaba veya birkaç köyün katılımıyla sınırlı kalınmaz. Daha çok nüfus çeker. Ve tabii en önemlisi daha uzun sürelidir. Bu anlamda panayırların Osmanlı devletindeki varlığı ve devletin düzenlemesi on altıncı yüzyıldan itibaren başlar. Çünkü pazarlarımahalli idare, panayırları ise merkezi idare organize eder.


Osmanlı Devleti'nde dahili ticaretin faaliyet alanı olarak üç yapı söz konusudur. Bunlar; hafta pazarları, panayırlar ve büyük ticaret şehirleridir. Hafta pazarları adından da anlaşılacağı gibi, büyük köylerde ve küçük şehirlerde kurulan, iştirak edenlerin bir günde ulaşabilecekleri mahallerdi. Ticaret şehirlerinde ise organize olmuş bir esnafın faaliyetlerini görmek mümkündür. Esnaf ürettiklerini emtia pazarlarında, bedestenlerde ve ticaret hanlarında pazarlamaktaydı.


Panayırlara gelince; hafta pazarlarından farklı olarak senede bir veya bir kaç kez ve belli yerlerde kurulan, süresi genel olarak bir hafta ile bir buçuk ay arasında değişen ve oldukça geniş bir bölgenin mallarının bir araya geldiği büyük pazarlardır.


İ.Ü. iktisat Fakültesi öğretim üyesi iktisat tarihçisi Doç. Dr. Coşkun Çakır'la yapılmış olan röportajdan alıntıdır.

İlgili Fotoğraflar

21 Temmuz 2016 Perşembe | 892 Görüntülenme

İlgili Kategori: Pazarcı E-Dergi

Facebook
PAZARLAR
ÜYELİK İŞLEMLERİ
YILLIK AİDATLAR
İSO
Etiketler
Twitter

Benzer İçerikler