İstanbul Umum Pazarcılar Esnaf Odası
 
Dünya Pazara Gidiyor... Ya SİZ !.. ---
 

 
 
HAKKIMIZDA
----------Tarihçe
----------Yönetim Kurulu
----------Denetim Kurulu
 
HUKUK KÖŞESİ

----------Avukat
----------Nermin Doğruöz

 
MALİ YARDIM

----------Mali Müşavir
----------Mustafa Şimşek

 
BASINDA

----------Pazar - Pazarcı

 
LİNKLER
 
 
 

 

 
   
--PAZARCI 5. SAYI  
 
 
OKUR MEKTUPLARI
 

NEREYE KADAR “WAR”

Ben de çocuğum sizin gibi,
Benim de geleceğim,
Umutlarım,
Hayallerim var...
Karanlıklar çöker üstüme,
Cevapsız bir sorudur yaşamak,
Nereye kadar ?..

Ben de oyunlar isterim korkusuz,
Düşlerimdir oyuncaklar.
Misket bombaları yağar üstüme,
Misket niyetine.
Dört bir yana dağılır parçalar...
Koşturmak isterim güneş altında,
Özgürcesine,
Kulağımda kuş sesleri,
Pırıl pırıl bir bahar.
Kuzgunlar uçuşur sadece gökyüzünde,
Madeni gürültüsüyle.
Güneş uzak,
Kan kusar bulutlar...
Ben de severim kaydırakları,
Dönme dolabı,
Bayılırım koz helvasına,
Damağımda iz bırakır çikolatalar...
Ama silik bütün bu güzellikler,
Ve ulaşılmaz belki de...
Dilim kuruyan dudaklarımı yalar.
Şımarmak isterim sıcak bir kucakta,
Nispet yaparcasına.
Okşanmasını isterim yanaklarımın,
Ya da tatlı bir nazar...

Oysa,
Telaşa bürünmüştür bütün insanlar...
Ölüm kol gezer yanı başımda,
Yaşam ince bir urgan,
Ansızın kopar...
Güvenli bir mesken,
Deliksiz bir uyku.
Ve açınca gözlerimi,
Annemi isterim.
Şefkatli bir elden yemek lokmalarımı...
Şişer korkuya bürünmüş gözlerim uykusuzluktan,
Açlık dolaşır ölümle kol kola,
Kayıp şehirlerin bodrumlarında,
Bitmez gece,
Görünmez şafaklar...
Okula gitmek isterim,
Kaygısız,
Harabeye dönmemiş dersliklere...
Donatmak isterim
Bilgiyle düşüncelerimi.
Barikattır şimdi bütün sıralar,
Kesilmez silah sesleri,
Yıkık okullar.
Bilgi adına füzeler yönlendirir bilgisayar.
Ve tanımak isterim insanları,
Farklı yerlerde de yaşasak,
Gidermek farklılıkları,
Anlatmak zor da olsa,
Anlatmak herkese yaşadıklarımı.
Uzanır ellerim,
Haykırırım çaresiz,
Tıkanır kulaklar,
Sessizlik boğar...
Sorarım şimdi herkese,
Acaba var mı hâla gülümseyen çocuklar ?..

Ya da,
Nereye kadar War...

 

Hayri YÜCEL

 

Yayın tarihinden bu güne her dönemde odamıza göndermeyi gelenek haline getirdiğiniz esnafın sesi esnafın güvencesi ve teşkilatımızın gurur kaynağı Pazarcı ismi altında yayınladığınız yayın organınızı okumaktan kıvanç duyuyorum.

Esnafınızın adına aldığınız radikal kararları uygulamada gösterdiğiniz mücadelenizi gururla takip ediyorum.

Esnaf teşkilatı adına uyarıcı ve bilgilendirici çalışmalarınızdan dolayı sizleri kutluyorum. Odama şahsıma ve yönetim kuruluma göstermiş olduğunuz hassasiyetten dolayı şükranlarımı sunar, çalışmalarınızın aynı şevk ve başarı çizgisinde devam etmesini temenni ederim.

BANDIRMA SEBZE MEYVE BALIKÇILAR ODASI
YONETIM KURULU ADINA
BAŞKAN
HALIL KARADAGLI

 

Derginizi ilk defa gördüm ve büyük bir heyecan içinde bilgisayarın başına oturdum. Neden daha önce yapılmadı bu diyorum aslında. Ama olsun geçmişi boşverelim, şimdi varya.

Kendimden bahsedeyim. Ben bir pazarcı çocuğuyum. 22 yaşındayım. Babam [Mustafa OFLAZ] yaklaşık 25 senedir bu işle uğraşır.

Çocukluğumun büyük bir bölümü, bence dünyanın en zor mesleklerinden olan pazarcılıkla geçti. Okuluma başladım, gerek tatil ve gerekse bazı bayramlarda babamla gitmeye devam ettim. Okul hayatım zor güç ilerledi, ortaokul, lise derken üniversiteyi okudum. Şimdi Elektrik-Elektronik mühendisi olarak bir fabrikanın araştırma geliştirme departmanında çalışmaya başladım. Ama eski Pazar günlerini unutmam mümkün değildir.

Pazar benim tek dünyamdı. Orda güzümü açmıştım tabi, o insanlar, satışlar, paralar hep bana oyun gibi gelirdi. Birgün bir hırsızla kovalamacamı hiç unutmam. Ben belki 10 yaşındaydım o zaman. Bazen çeşitli muzipliklerde yapmadım değil. Acısıyla tatlısıyla derler ya; ben tatlısıyla tatlısıyla diyorum hep. Unutamadığım en büyük zamanları ramazan aylarında olan iftar vaktidir. O sihirli vakit geldiğinde o hummalı çalışmalar durur. Sofralar kurulur ve ortak sofralarda yemeklere başlanır. Bir muhabbet, bir sohbet ki sormayın. Sanki yazlık bir bölgede tatildeyiz ve muhabbet ediyoruz. Çaylar içilir ve muhabbetlere son noktalar konduktan sonra tekrar işe dönülürdü. Bazen izlerim programlarda, hep eski ramazanlardan bahsederler. Ben eski ramazan diyince pazarlardaki ramazanları hatırlayıp bir ah çekerim.

Pazarların gerek soğuk ve tozlu rüzgarlarının içinde gerekse sıcağında ekmeğimizin peşinde koştuk. Ama hep dikkatimi çeken şuydu; orada sıcak bir hava vardır. O kardeşlik havasını başka biçbiryerde göremedim doğrusu. Herkeste bir başkasının sırtına binme çabası...

Şimdi işim çok farklı, makinalarla bilgisayarlarla uğraşıyorum. Ama pazarı unutmuyorum.

Tekrar görüşmek dileğiyle. Çok uğrayamasam da biliyorum ki hep varsınız. Iyiki varsınız. Derginin düşünce mimarlarına ve emeği geçenlere sonsuz teşekkürler.

Tüm pazarcılara hayırlı işler.

Emrah OFLAZ

 

Dergimize gösterdiğiniz ilgi ve alakaya, sahip çıkıp bizi yönlendirmenize, teşekkür ediyoruz. Dergimize önerilerinizi-her türlü sorununuzu yazmanızı, şiir-hikaye-fıkra-karikatür gönderebileceğinizi belirtiyor, Saygılar sunuyoruz.

 
 
 

Site Tasarım - Buket Ozsanat - buketozsanat@gmail.com
Tüm hakları saklıdır. www.istanbulpazarcilarodasi.com, www.istanbulpazarcilarodasi.gov, www.istanbulpazarcilarodasi.net,
İstanbul Umum Pazarcılar Esnaf Odasının resmi web sitesidir.