Pazarcı esnafının; gerek vergi ile ilgili, gerekse Bağ-kur ile ilgili, tüm sorunlarında ve sorunların çözümlerinde, her iki devlet kurumunun muhatap aldığı, yasal bir kuruluştur, dolayısı ile aynı yasanın amir hükümleri gereğince, Belediyelerimizin de “PAZAR ve PAZARCI” ile ilgili tüm tasarruflarının, tek ve yasal muhatabı İSTANBUL UMUM PAZARCILAR ESNAFI ODASIDIR. Bu muhataplık yasaldır ve zorunludur.
507 sayılı yasanın 32.nci maddesi; resmi makamların alacağı ve odamız üyelerinin, meslek ve sanatlarının yürütülmesini ilgilendiren, her türlü kararlarda resmi makamların, odamızın mütalaasından yararlanmasını ve bu konuda kurulacak komisyonlara, oda temsilcisinin katılmasını zorunlu kılmıştır. (Bu maddenin büyük ağırlığı belediyelerimizi ilgilendirmektedir.)
Yine aynı yasa, Oda Yönetim Kurulu görevlerini sayarken (m) bendinde de şöyle der; Oda üyelerinin çalışma konularına giren hususlarda, haklarını korumak için resmi ve özel kuruluşlarda gerekli teşebbüslerde bulunmak, (Ek: 9/511991-3741/30 Md.) Mensuplarının, genel mesleki menfaatlerini ilgilendiren konularda, adli ve idari yargı mercileri önünde, Yönetim Kurulu Başkanı marifetiyle temsil etmek.
Aynı yasanın 33.ncü maddeside, RESMİ ve ÖZEL kuruluşlar tarafından istenen belgeleri düzenlemekle de ilgili odayı hükümlü kılmıştır. (IB formu - esnaflık kimlik kartı - faaliyet belgesi gibi.)
Yasamız. maddelerinde de açıkça belirtildiği gibi, “Pazarcı Esnafımız” ile ilgili, BELEDIYELERIMIZIN yapacağı tüm düzenleme ve işlemler esnasında, ODA’mızın görüşünün alınması ve ODAMIZA bilgi verilmesi gerekmektedir.
Odamıza üye olan veya olmayan, (Pazarcılıkla uğraşan) bütün esnaflarımızın ticari ve sosyal tüm sorunlarında ve bu sorunların çözümlerinde, Odamızın esas alınarak sonuca gidilmesinde, esnafımızın bütün mağduriyetleri giderilmiş olabileceği gibi, Belediyelerimiz ve Odamız arasında ki olabilecek ya da doğabilecek tüm hukuki sorunlar işin başından çözümlenebilecektir.
Güçlü bir yerel yönetim sadece kentlerin ve köylerin bayındırlığını ve sağlıklı yaşamını sağlayan bir örgüt demek değildir. On planda sağlam bir demokratik ve hukuki terbiyenin yerleşmesini sağlayan-hazırlayan bir toplumsal süreçtir (...) Yerel Yönetimlerin önderleri, artık partilerinin ikinci ve üçüncü sınıf adamı olmaktan çok, ağırlığı olan politikacılar olmaya başlamışlardır. “(Alıntı.Dr.llber ORTAYLI “Tanzimattan Cumhuriyete YEREL YONETIM GELENEGI”)
|